Çok ara verdim yine,yazamıyorum bu aralar.
Bir gün yazayım diyorum,bir gün yeter artık bırakayım bu blog işini diyorum.
Yoksa günler aynı, sürekli koşuşturmaca içinde yaşanıp gidiyor hayat.
Deren büyüyor...Küçük bir insan o artık, bebek değil.
Ben ise yorgunum bu aralar. Yazamadığım 1 ay çok yorucu geçti benim için. Hem sağlık hem psikolojik olarak zor günler geçirdik. Değil bloğa post yazmak,kendime 5dk ayıramadım ki...
Hafta içi iş, akşam ve hafta sonları evde yapılması gerekenler vs. zaten hayatın rutini. Bu koşuşturmacaya alışığım.
Ama bakıcı teyzenin bize samimi gelmeyen davranışları,sonrasında eve kamera takmamız ve gördüğümüz bazı şeyler yollarımızı ayırmamıza sebep oldu.
Şiddet değil çok şükür gördüklerimiz ama 7 ay çalıştığımız ve ufak bir kaç şey dışında "çok takılmayalım herşeye,memnunuz" dediğimiz kişinin biz varken farklı,biz yokken farklı davrandığını gördük.
İlk sinyalleri Deren akşam biz geldiğinde hırçınlaşıp herşeye ağladığında almıştık zaten.Ya 2 yaş sendromu ya da yolunda gitmeyen birşeyler var demiştim.
Ertesi gün benim tv yasağıma rağmen ve sorduğumda her seferinde seyretmiyor dediği kızımızın kameranın 2 saat kayıtta olduğu zaman diliminde 1,5 saat tv seyrettiğini gördük.
Hadi konuşarak anlaşalım, hemen bağları koparmayalım dedik,uygun bir dille anlattık tv nin zararlarını,kameradan bahsetmeden. her gün ısrarla sorduk,bugün seyretmedi değil mi diye. TV azaldı, Deren düzeldi, normale döndü.
Bu arada ben herşeye takılıyorum,üzülüyorum diye baba seyretti akşam kayıtları, bana birşey yok dedi.
En son bir akşam işten eve geldiğimde film koptu bende.
Ben hiç Deren'i normalden fazla giydirmedim,korumadım.
Eve geldiğimde kat kat giydirmiş,(2 kazak,3 çorap vs.)halde buldum,bir baktım Deren'in ateşi var, hemen duşa soktum.Nasıl farketmezsin dediğimde yeni ateşi çıkmıştır cevabı aldım.
Geceyi hasta geçirdik. Sonraki 10 günü de hasta geçirdik.
Hasta olmasının nedeninin kendisi olduğunu yine kamerada gördüm. O kadar koruyup kolladığını savunduğuna rağmen üstelik.O an karşımda olsa yapabileceğim şeyleri hayal bile etmek istemiyorum.
Bu sadece özet.
Ben tabii çok üzüldüm,güvenim sarsıldı,uzun süre kendime gelemedim.
O sırada görüşmeye gelen 20 kişinin hiçbirine güvenemedim.
Annem bizde kalıyor bir süredir.
Dün yeni bir bakıcı ablamız başladı, evde kamera olduğunu bilerek ve buna onay vererek.
Annem uzun bir süre daha kalacak benim güvenim geri gelene kadar.
Deren 10 gün hastaydı, önce ateş,sonrasında burun akıntısı öksürük. Nebulüzatör denen aletle tanıştık.
Sonra baba hastalandı, onu iyileştirmeye çalıştık.
Anne bedenen değil ama ruhen kendine gelemedi uzun süre.
Ama iyiyiz şimdi çok şükür.
Annem uzun bir süre daha bizde kalacağa benziyor.
Bizde durum böyle,
İnsan böyle zamanlarda içini döküp rahatlayacak birini arıyor, ben de bloğa yazmakta buldum çareyi...

3 yorum:
çook geçmiş olsun çok.. şu sıra tüm kuzular hasta.. ne güzel,anne desteği olduktan sonra herşey yoluna girecektir eminim.. teselli değil belki ama şiddet olmaması da ayrıca sevindirici..
öpün bizim için basketçi deren hanımı :)
Çok geçmiş olsun ; bakıcı olayı çok kötüymüş.Art niyetli insanlar ne yazıkki olabiliyor.İnşallah yeni bakıcı güvenini kazanır....
herşeyin yoluna girmesi için zaman tanımak gerek,
olaylar üzdü bizi tabiki ama allah daha beterinden korusun diyoruz her zaman...
Yorum Gönder