ne kadar büyüdüm ???

Lilypie Kids birthday Ticker

7 Şubat 2011 Pazartesi

Bu hafta sonu kuzuma doyamadım, sabah işe gelmek yerine yanına kıvrılıp yatmak istedim.
Uyumlu olduğu zamanlar zaman ne kadar da güzel geçiyor.
O da mutluydu, bizde...Şansımıza hava da güzel olunca attık kendimizi dışarılara...

cumartesi sabah evde danino peynir kalmadığını görüp hadi erkenden alışverişimizi bitirelim deyip kızımla markete aninoo almaya gittik.
dönüşte baçe yani bahçeye uğradık temiz havanın tadını çıkardık. merdivenleri sayarak iniyoruz artık. biiy,iti,üt,dööt,bes.(önce ben söylüyorum tabii sonra deren tekrarlıyor)halen cümle kuramıyoruz,tek kelime tek kelime idare ediyoruz ama kelime dağarcığımız çok genişledi..

Cumartesi akşamı gittiğimiz yemekte ayran istedim. Tam içindeki kamışı çıkarıp derene bardağı verecekken elinle kamışı tutup içine koydu ve kamışla içmeye başladı.
Çok uzun zamandır uğraşıyordum ama bir türlü çekmesini beceremiyordu.hep tersine üflüyordu, kendi cesaret edip içmeye başlaması çok hoşuma gitti. Sonra da yeni bir şey öğrenmenin heyecanıyla ayran,meyve suyu vs. çok büyük bir zevkle içti. Mercimek çorbasını da kamışla versem içermi acaba???
Bu arada uzun zamandır ilk defa 1,5 saat aynı mekanda oturup yemek yiyebilmeyi becerdik. Deren yanımızda durdu, çoğunlukla ayakta idi ama sorun çıkarmadı. Boya yaptı,çıkartmalarını yapıştırdı,makarnasını yedi,ayranını içti.Biz gülerken o da kahkaha attı. Ortaya gelen küçük kasedeki z.yağını menünüz üzerine biiir güzel döktü :)hatıra olarak masaya bir tane sticker yapıştırdık, arkadaki aynayı biraz boyadık ama mekandan kovulmadan yemeğimizi yiyip,biraz da sohbet etmeyi başardık...

Dün de kadıköye gittik. Yaklaşık 6 aydır puseti kullanmıyorduk. Derenin oldum olası oturmaya alerjisi vardır. Dün hadi bi deneyelim, alışverişte yapıcaz yorucu olmasın dedik. Sanki ilk defa almışız gibi hevesle 2 saate yakın oturdu, şarkılar söyleye söyleye dolaştık caddelerde...Bazen o kadar bağırdı ki çevredekiler dönüp baktı...
kendince şarkılar uydurdu...
yemek yemek için durduğumuzda içli köfteyi görünce dayanamadı onu istedi, anasının kızı tabi...

cumartesi 2 koca mezgit balığını dün akşamda kalamarları götürdük...
sulu yemek çorba olmasın da ne olursa olsun bu aralar.

evdeki kısımda kendini ev işi yapmaya adadı, iş vereyim diye gözümün içine baktı.
o kadar hoşuna gidiyor ki işe yarayınca.
bulaşık makinesini boşaltıyoruz,makineye çamaşır atıyoruz,beraer asıyoruz,çiçekleri suluyoruz,yatağı topluyoruz...sırf yeri silsin diye yere bir şey döktüğü ne oluyor. Görev adamı...

Hiç yorum yok: