-Şimdiye kadar ayakkabı almamıştık, yumuşak patiklerle idare ediyorduk. Ayağına küçük gelmeye başlayınca patik ya da yumuşak bebek ayakkabısı almaya gittim fakat benim istediğim modeller 19 numaraya kadarmış. Bizim kuzu 21 numara giyiyor. Şimdilik :)
Bizde ne yapalım en yumuşağından spor ayakkabı aldık, ilk 2 gün ayakkabılarını seyretti, elinden bırakmadı,eve kim geldiyse yeni ayakkabılarını gösterdi. Çok beğendi çok...
Şimdide hadi dışarı çıkalım dediğimde kapıya doğru emekleyip kapının önünde oıturup beni bekliyor, çorabını bile giymekten nefret eden Deren ayakkabılarını giydirmemi hiç kıpırdamadan bekliyor.Eve geri dönünce kıyamet kopuyor o ayrı...
-Blender hayatımızdan tamamen çıktı, çatalla ezerek veriyoruz.
Mandalinanın bitmesi ile birlikte yeni favorimiz elma. Ben hep cam rendeden geçirip veriyordum,annem artık dişleri çıktı bu çocuğun elmeyı yiyebilir demesiyle labuğunu soyup eline veriyorum,ısıra ısıra yiyiyor, çokta keyif alıyor. Benim gözetimimde tabii.
-Yine benim gözetimimde taptaze salatalıkları kütür kütür yiyor.Isıra ısıra yemesi onunda benimde hoşuma gidiyor.
Salatalık,elma gibi şeyleri eline alıp kemiriyor ama küçük parçaları ağzına götüremiyor henüz. Parmaklarını tam kullanamıyor.
-İnsan delisi Deren dışarıda deliriyor.Hafta sonu Kadıköy'e gittik. Bizimki herkese laf attı, kahve içerken pusette değil de bizim gibi sandalyede oturmak istedi, kazara yan masadakiler ona bakmadılarsa dikkatini çekmek için her şeyi yaptı. Biz yemek yerken de kendi yemeğini yemek yerine yoğurt-pilav yemeyi tercih etti.
******Sapanca'dan hatıra:
Biz otelde akşam yemeği yerken Deren kişisi mama sandalyesinde durmak istemez. Bir tabağa havuç rendesi koyan anne mama sandalyesine bırakır. Havuçları ağzına götürmek yerine mıncıklamayı tercih eden Deren kişisi daha sonra anneye tabağı iade eder.Mama sandalyesi alan olarak yetersiz gelince anne babanın yemek yediği masada havuçları masa ile özleştirmeye karar verir. Bembeyaz olan masa örtüsünün rengi turuncuya dönünce ve her yer havuç olunca anne portakal verip kendi tatlısını bitirmeye karar verir. Evde portakalın suyunu emen Deren hanım burada portakalı sıkmayı ve havuç bürünmüş yerleri ve de üstünü ıslatmaya karar verir. Sonunda garsonların bu ne hal bakışlarına dayanamayan ve yemeklerini yarı bitiren anne baba da Deren kişisini kaptığı gibi odaya götürür...*********
-Geçen haftalarda bu kıza artık koltuktan,yataktan inmeyi öğret dediğinde daha ufacık çocuk nasıl öğrenecek ki diye umursamamıştım. Ama öğrendi, hemde kısa bir sürede :)
poposunu koltuk kenarına dayayıp ayaklarını aşağıya sallandırıyor, inincede çok büyük bir iş başarmış edasıyla gülümsüyor, hal böyle oluncada artık alt değiştirmek kıyamet haline geliyor...
-Yürümek konusunda halen bir gelişmemiz yok, çok erken emeklediği için emeklemeye artık iyice alıştı,kolayına geliyor. Koltukta baştan sona sıralıyor ama ellerini bırakmıyor henüz.
-Her gün değişik bir ses çıkarıyor. Geçen hafta dilini çeviriyordu ağzının içinde, bu hafta şu tatlı cadı filmindeki gibi ağzıı oynatıyor sağa sola. benim adım emme artık tescillendi :)
-Bu ayki doktor kontrolümüzde 100 gr aldığımızı öğrendik, boyumuz 81 cm olmuş. İlk defa normal bir bebek gibi kilo almış dedi doktorumuz ve bu ayda böyle almasını istedi. Yaşında 12 kilo olmasını istemiyorum dedi. Boy konusunda diyecek bir şey yok maşallah...
-Banyo yaparken oturması için aldığımız aparat küçük kaldı.Artık küvette oturuyor. Banyo yapmak en büyük favorisi, çok eğleniyor. Musluk başları nikelajlı olduğundan orada kendini görüyor, kendine dil çıkarıyor,çok komik...
Bu arada kendi kendine bir selam tekniği geliştirdi. Aileden biri geldiği zaman kafasını öne eğip gözlerini kaldırıp bakış atıyor, birde her iki elinin işaret parmağını uzatıyor.
-İşaret parmağını kullanmayı kitaplardan öğrendi, kitap okumaya bayılıyor.Şimdiden bir sürü kitabı oldu. Şekillere bakıyor,sayfalarını çeviriyor,eliyle gösteriyor.
1 yaşına çok az kaldı, kafamda doğumgünü planlarına başladım şimdiden. Bahar geldi, olumlu düşünmek, mutlu olmaya çalışmak,bazı şeyleri umursamamak gerekiyor...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder